Bal arısının toplam 5 gözü vardır. Bunların 2 tanesi başın iki yanında duran büyük bileşik gözler (petek göz), 3 tanesi ise başın üst orta kısmında üçgen düzende sıralanan küçük basit gözlerdir (ocelli).
Bu sayı işçi arı, ana arı ve erkek arı için aynıdır; kastlar arasında değişen şey göz sayısı değil, gözlerin büyüklüğü ve içlerindeki birim sayısıdır. Aşağıda beş gözün her birinin hangi işi yaptığını, arının renkleri ve ultraviyole ışığı nasıl gördüğünü ve bütün bunların bal üretimiyle nasıl bağlandığını bulacaksınız.
İçindekiler
Bal Arısının Kaç Gözü Vardır?
Beş. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Arıcılık Araştırma Enstitüsü'nün yayınında bu açıkça yazar: ergin bal arısında çıplak gözle bakıldığında 5 göz, 2 duyarga, 4 kanat ve 6 bacak görülür. Gözlerden ikisi başın iki yanındadır ve petek göz olarak adlandırılır; diğer üçü basit gözlerdir ve başın üst orta kısmında yer alır.
- 2 bileşik göz (petek göz): Başın iki yanını neredeyse tamamen kaplayan, binlerce altıgen birimden oluşan büyük gözler. Görüntüyü, rengi ve hareketi bunlar algılar.
- 3 basit göz (ocelli): Alnın üst orta kısmında eşkenar üçgen oluşturacak biçimde dizilmiş, iğne başı büyüklüğünde gözler. Görüntü oluşturmazlar; ışık şiddetini ölçerler.
Beş gözün tamamı baştadır: ikisi yanlarda, üçü alnın üst orta kısmında.
Türkçede karışıklık yaratan bir ayrıntı var: "petek göz" iki ayrı şeyin adı. Arının başındaki bileşik göz, altıgen birimlerden oluştuğu için petek göz diye anılır; peteğin içindeki altıgen hücrelere de petek gözü denir. Arıcı "petek gözüne yumurta bıraktı" dediğinde kastettiği ikincisidir.
Bal Arısının 5 Gözü Ne İşe Yarar?
İki göz tipi birbirinin yedeği değil, iki ayrı iş yapar. Bileşik gözler "ne var, nerede, ne kadar hızlı hareket ediyor" sorularını cevaplar; basit gözler "ortam ne kadar aydınlık, ufuk nerede" sorusunu.
| Göz tipi | Adet | Konumu | Başlıca görevi |
|---|---|---|---|
| Bileşik göz (petek göz) | 2 | Başın iki yanı | Şekil, renk ve hareket algısı; çiçek bulma, düşman fark etme, uçuş sırasında yön tayini. |
| Basit göz (ocellus) | 3 | Alnın üst orta kısmı | Işık şiddetindeki değişimi ölçme; uçuşta denge ve ufuk takibi, günün hangi saatinde uçulacağına karar verme. |
Bileşik gözler geniş bir görüş alanı sunar. Başın iki yanına yayıldıkları için arı, başını çevirmeden hem önünü hem yanlarını hem de büyük ölçüde arkasını görür. Bu, saatte 20-25 kilometre hızla uçan ve sürekli çarpma riski altında olan bir canlı için lüks değil zorunluluktur.
Basit gözler ise görüntü üretmez. Mercekleri, görüntüyü ağ tabakanın tam üzerinde değil arkasında odaklayacak şekildedir; yani net bir resim hiçbir zaman oluşmaz. Yaptıkları iş, ışık miktarındaki değişimi çok hızlı bildirmektir. Bulut geçtiğinde, akşam alacakaranlığa girildiğinde ya da arı uçarken gövdesi yana yattığında ilk uyarıyı bu üç göz verir.
Bal Arıları Nasıl Görür?
Arının gördüğü dünya insanınkinden hem daha dar hem daha geniştir: bazı renkleri görmez, buna karşılık bizim hiç göremediğimiz bir bandı görür.
Renk algısı: üç reseptör, kaymış bir spektrum
Bal arısı da insan gibi trikromattır, yani üç tip renk reseptörü taşır. Fark, reseptörlerin duyarlı olduğu dalga boylarında: arıda bu tepe noktaları yaklaşık 344 nm (ultraviyole), 436 nm (mavi) ve 544 nm (yeşil) değerlerindedir. İnsanda ise üçüncü reseptör kırmızıya kayar.
Arı kırmızıyı ayrı bir renk olarak göremez; buna karşılık insanın göremediği ultraviyoleyi görür.
Bunun pratik iki sonucu var. Birincisi, arı kırmızıyı ayırt edemez; kırmızı bir çiçek ona koyu gri ya da siyah görünür. Gelincik gibi arıların yine de ziyaret ettiği kırmızı çiçekler vardır, ama bunun sebebi rengin kendisi değil, taç yapraklardan yansıyan ultraviyoledir.
İkincisi, arı için sarı ile ultraviyolenin karışımı ayrı bir renktir. İnsanın karşılığını göremediği bu renge literatürde "arı moru" denir. Birçok çiçek, taç yapraklarında yalnızca ultraviyolede görünen çizgi ve halkalar taşır: nektarın yerini işaret eden bu desenlere nektar kılavuzu adı verilir. Bizim düz sarı gördüğümüz bir papatya, arı için ortasında koyu bir hedef tahtası olan bir işaret levhasıdır.
Hareket algısı: yavaş çekimde bir dünya
Arının zamansal çözünürlüğü çok yüksektir. İnsan gözü saniyede yaklaşık 50-60 kez yanıp sönen bir ışığı sabit görürken, bal arısının bileşik gözü bunun birkaç katı hızdaki titreşimi hâlâ ayrı ayrı algılar; ölçüm koşullarına göre 100-200 Hz aralığında değerler bildirilmiştir. Saatte 20 kilometre hızla dal aralarından geçen, rüzgârda sallanan bir çiçeğe konması gereken bir böcek için bu hız kritik.
Keskinlik: düşük çözünürlüklü, yakından bakan bir göz
Buna karşılık arının görme keskinliği zayıftır. Bileşik göz, insan gözünün ayırt edebildiği ayrıntının çok küçük bir bölümünü çözebilir; arı bir çiçeğin şeklini ancak birkaç santimetre yaklaştığında tanır. Uzaktan gördüğü şey renk lekesi ve hareketten ibarettir. Son yaklaşmada devreye giren duyu görme değil, kokudur.
Yön bulma: gökyüzünü pusula gibi okumak
Bal arısının en dikkat çekici görsel yeteneği, gökyüzündeki polarize ışık desenini okuyabilmesidir. Güneş bulutların arkasındayken bile, gökyüzünün küçük bir parçasını görmek arıya güneşin nerede olduğunu söyler. Bileşik gözün üst kenarındaki özel bir bölge bu işe ayrılmıştır. Karl von Frisch'in 1973 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'ne uzanan çalışmalarının temelinde bu buluş vardır: kovana dönen arı, sallanma dansında yiyeceğin yönünü güneşe göre bir açı olarak anlatır.
Bal Arısının Bileşik Gözleri Nasıl Çalışır?
Bileşik göz tek bir mercek değildir. Yüzeyi altıgen küçük pencerelerden oluşur; bu pencerelerin her biri ommatidium adı verilen bağımsız bir görme biriminin dış yüzüdür.
Bir ommatidium, en dışta saydam bir mercek, altında ışığı toplayan koni biçimli bir yapı ve en altta ışığa duyarlı hücrelerden oluşur. Her birim, karşısındaki sahnenin yalnızca çok dar bir açısını görür ve beyne tek bir "burası şu parlaklıkta, şu renkte" bilgisi gönderir. Beyin bu binlerce noktayı birleştirir. Ortaya çıkan görüntü, bir mozaiğe ya da çok düşük çözünürlüklü bir ekrana benzetilir.
| Arı | Bileşik gözdeki birim (ommatidium) sayısı | Neden farklı? |
|---|---|---|
| Ana arı | yaklaşık 3.000 | Kovan dışında geçirdiği süre çok kısadır; kaynak arayışı yoktur. |
| İşçi arı | yaklaşık 4.000 | Çiçek bulur, kovana döner, tarlacılık yapar. |
| Erkek arı | 8.000'den fazla | Çiftleşme uçuşunda havada ilerleyen ana arıyı görmek zorundadır. |
Değerler T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı il müdürlüğü yayınından alınmıştır. Uluslararası ölçümlerde işçi arı için yaklaşık 4.000-6.000, erkek arı için 7.000-9.000 aralığı bildirilir; sayım yöntemine ve arı ırkına göre değişir.
Erkek arıda göz büyümesi öyle belirgindir ki bileşik gözler başın üstünde neredeyse birleşir ve basit gözleri öne, alnın alt tarafına iter. Bir kovanı açtığınızda erkek arıyı ilk bakışta ayırt etmenizi sağlayan da budur: iri gövdeden önce göze çarpan, başı kaplayan o iki büyük göz.
İşçi arının bileşik gözü çıplak değildir; yüzeyinde ince tüyler bulunur. Bu tüylerin uçuş sırasında hava akımını algılamaya ve gözün toz ile polenden korunmasına katkı sağladığı düşünülür.
Bal Arılarının Gözleri Neden Önemlidir?
Bir kavanoz balın arkasındaki iş zincirinin neredeyse tamamı görmeye bağlıdır.
Kaynağı bulmak. Tarlacı arı, çayırda hangi bitkinin çiçekte olduğunu renk ve ultraviyole deseninden ayırt eder. Nektar kılavuzları sayesinde çiçeğin üzerinde nereye ineceğini bilir; bu, ziyaret başına harcanan saniyeleri kısaltır ve günde ziyaret edilebilen çiçek sayısını doğrudan artırır.
Polen toplamak. Aynı türden çiçeklere arka arkaya gitme davranışı (çiçek sadakati) büyük ölçüde görsel bir seçimdir ve bitkinin tozlaşmasını da bu düzen sağlar.
Kovana dönmek. Yüklü arı, polarize ışıkla kurduğu güneş pusulasını ve yol boyunca ezberlediği görsel işaretleri kullanarak kilometrelerce uzaktan kendi kovanına döner. Onlarca kovanın yan yana durduğu bir arılıkta doğru kovanı bulmasını sağlayan da giriş bölgesinin rengi ve çevresindeki desenlerdir.
Anlatmak. Kovanın karanlığında yapılan sallanma dansı, gökyüzünde okunmuş bir açının peteğe aktarılmış hâlidir. Yani arının gözü yalnızca kendisi için değil, koloninin tamamı için çalışır.
Üreticinin notu
Yaylada kovanları yan yana dizerken uçuş tahtalarını farklı renklere boyarız; arının kendi kovanını şaşırıp komşuya girmesi hem kayıp hem kavga demek. Bir de giysi meselesi var: kovan başında koyu renk giymeyiz. Arı koyu ve hareketli bir kütleyi tehdit gibi okuyor, açık renk aynı mesafede onu telaşlandırmıyor.
Bu görsel donanımın ne kadar iyi kullanıldığı ırka göre de değişir. Serin ve yağışlı yayla havasında uçabilen, derin çiçeklere ulaşabilen Kafkas arı ırkı ile ürettiğimiz balın karakterinin bir kısmı, tam olarak bu "hangi çiçeğe, ne zaman ulaşılabildiği" meselesinden geliyor.
Bu Gözlerin Bulduğu Çiçeklerin Balı
Yukarıda anlatılan görme sisteminin sonucu, kavanozdaki bal. 1300-2000 metre rakımdaki Konaklı ve Hertus yaylalarında, Kafkas arı ırkıyla üretiyoruz: çok floralı çayırdan gelen çiçek balı, kestane ormanından gelen kestane balı, arının kendi ördüğü petekle sunulan karakovan balı ve petek balı.
Hangi çeşidin size uygun olduğunu, hasat dönemini ve kargoyu WhatsApp'tan doğrudan sorabilirsiniz. Üretim biçimimizi hakkımızda sayfasında anlattık.
Sıkça Sorulan Sorular
Arılar karanlıkta görebilir mi?
Bal arısı gece göremez ve normal koşullarda karanlıkta uçmaz. Kovanın içi zaten karanlıktır; orada iş görmesini sağlayan duyular koku ve dokunmadır. Basit gözleri (ocelli) düşük ışığa duyarlı olduğu için, sabahın ilk ve akşamın son ışıklarında uçuşa çıkıp çıkmayacağına karar vermesine yardımcı olurlar.
Bal arıları renkleri görebilir mi?
Evet. Bal arısında üç tip renk reseptörü bulunur ve mor, mavi, camgöbeği ile yeşil tonlarını ayırt eder. Renk görme yeteneği ilk kez Karl von Frisch'in deneyleriyle gösterilmiştir. Görebildiği spektrum insanınkinden farklı bir yere kaymıştır: alt uçta ultraviyoleyi kazanır, üst uçta kırmızıyı kaybeder.
Arılar ultraviyole ışığı görür mü?
Görür. Reseptörlerinden biri yaklaşık 344 nanometrede, yani insan gözünün tamamen kör olduğu ultraviyole bandında en duyarlıdır. Birçok çiçek taç yapraklarında yalnızca ultraviyolede görünen çizgiler taşır; nektar kılavuzu denen bu desenler arıyı doğrudan nektarın olduğu noktaya yönlendirir.
Arılar kırmızı çiçekleri görmez mi?
Kırmızıyı ayrı bir renk olarak algılamazlar; saf kırmızı onlara koyu gri veya siyah görünür. Yine de arıların ziyaret ettiği kırmızı çiçekler vardır, çünkü bu çiçeklerin çoğu aynı zamanda ultraviyole yansıtır ya da arının gördüğü mavi-yeşil bantta da ışık verir.
Arının büyük gözleri ne işe yarar?
Başın iki yanındaki bileşik gözler görmenin asıl işini yapar: şekil, renk ve hareket algısı. Binlerce bağımsız birimden oluştukları için geniş bir görüş açısı ve çok yüksek hareket duyarlılığı sağlarlar. Çiçeğin bulunması, düşmanın fark edilmesi ve uçuş sırasında yön tayini bu gözlerle olur.
Arının başındaki küçük üç göz ne işe yarar?
Alnın üst orta kısmındaki üç basit göz (ocelli) görüntü oluşturmaz, ışık şiddetini ölçer. Uçuşta dengeyi ve ufuk çizgisini korumaya, gün ışığındaki değişimi hızla algılamaya ve günün hangi saatinde uçulacağına karar vermeye yarar. Bileşik gözlerin yerini tutmazlar, onları tamamlarlar.
Erkek arı ile işçi arının gözleri arasında fark var mıdır?
Göz sayısı aynıdır, boyut farklıdır. İşçi arının bileşik gözünde yaklaşık 4.000 birim bulunurken erkek arıda bu sayı 8.000'i geçer ve gözler başın üstünde neredeyse birleşir. Sebebi çiftleşme uçuşudur: erkek arının havada ilerleyen ana arıyı görüp yakalaması gerekir.
Arı dünyayı insandan farklı olarak nasıl görür?
Üç temel fark var. Arı ultraviyoleyi görür, insan görmez. İnsan kırmızıyı görür, arı göremez. Ve arının görüntüsü çok daha bulanıktır: ayrıntıyı ancak birkaç santimetreden seçebilir, buna karşılık hareketi insandan çok daha hızlı algılar.
Kaynaklar
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (Ordu) — Arı Yetiştiriciliği kitapçığı: ergin bal arısında 5 göz, 2 bileşik (petek) göz ve 3 basit göz.
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Isparta İl Müdürlüğü — Bal Arısı yayını: bileşik gözün ana arıda 3.000, işçi arıda 4.000, erkek arıda 8.000'den fazla birimden oluşması.
- von Frisch, K. — bal arısında renk görme deneyleri ve sallanma dansı; polarize ışıkla yön bulma (1973 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü).
- Menzel, R. & Backhaus, W.; Peitsch, D. ve ark. — bal arısı fotoreseptörlerinin tepe duyarlılıkları (yaklaşık 344, 436 ve 544 nm).
- Srinivasan, M. V. — Honeybee vision derlemeleri: görme keskinliği, zamansal çözünürlük ve uçuş sırasında görsel yönlendirme.